Uğur Meleke: Diagne 50 günü iyi geçirmemiş, forma tehlikedeGalatasaray, dün akşam Beyoğlu’nda yüksek tempolu antrenman tadında bir maç oynadı doğrusu. İlk devrenin yıldız üçlüsü Eduok-Diagne-Trezeguet’nin ikisini Ocak’ta kaybeden Kasımpaşa, heyecanını da yitirmiş bir takım görüntüsünde. Ve bu sert ligde heyecanınız yetersizse işiniz çok zordur.


Galatasaray’sa ligin ikinci yarısının ilk maçında Ankaragücü’ne karşı kullandığı taktiğin bir benzerini oynadı Kasımpaşa önünde. Topu neredeyse hiç havaya kaldırmadılar. Solda Emre-Belhanda-Onyekuru, sağda Linnes-Selçuk-Feghouli ile yerden pas serileri yakaladılar. Bu pas serileri sonucu rakiplerinin her dalgınlık anını da pozisyona çevirdiler. Bu oyun aynen Ankaragücü maçında olduğu gibi Onyekuru, Belhanda ve Feghouli’yi bolca gol pozisyonuna soktu. Özellikle Belhanda ve Feghouli harikaydılar dün. Bu noktada akla ister istemez Diagne geliyor tabii. Dün her şey bu kadar yolunda giderken Diagne neden yoktu aksiyonun içinde sahi?


Diagne, Kasımpaşa formasıyla 22 Aralık’ta Beşiktaş karşısına çıktı. 25 günlük bir boşluktan sonra 17 Ocak’ta kupada Alanya’ya karşı oynadı, kırmızı kart gördü. Bir sarı, dört de kırmızı kart cezası nedeniyle 25 gün daha bekledi ve 10 Şubat’ta Trabzon maçıyla sahalara döndü. Yani 22 Aralık’la 10 Şubat arası 50 günde tek bir resmi maça çıktı Diagne… Senegalli santrforun 22 Aralık’ta Beşiktaş önünde ne kadar diri, ne kadar güçlü olduğunu anımsıyorum. Trabzon, Benfica ve Kasımpaşa maçlarındaysa bildiğimiz çabasından, hareketliliğinden, fiziksel caydırıcılığından çok uzaktı Diagne. 50 gün ciddi bir süre. Ve Diagne bu 50 günü iyi geçirmemiş.


Tabii ki 1,93’lük bir santrfordan maksimum faydalanmak için daha fazla orta, daha fazla duran top, daha fazla karambol de lazım. Ama diri bir Diagne, bu yerden oyunda da kendine rol bulabilirdi. Senegalli bu fiziksel yetersizliğini acilen halledemezse kredisini de tüketir. Formasını da bir buçuk yıllık kiralık Mitroglou’na kaptırabilir.


ÇANLAR KASIMPAŞA İÇİN ÇALIYORLigin ilk devresi sona erdiğinde Kasımpaşa, lider Başakşehir’in sadece 6 puan gerisinde bir şampiyonluk adayıydı. Hatta 19’uncu haftadaki Başakşehir-Kasımpaşa maçı ligin kaderi açısından kritik olabilir düşüncesiydik hepimiz. Aradan sadece bir ay geçti, 22’nci haftanın sonunda küme düşme hattının 5 puan üstündeler ve bence ligde kalma sıkıntısı dahi yaşayabilirler.Evet, gidenler önemli isimler (Eduok ve Diagne). Gelenlerden de beklenen verim alınamadı (santrfor Perica ve 2,5 milyonluk Hajradinovic’ten). Ancak Mustafa Denizli ne yapıp edip takımının bu yumuşak görüntüsünü acilen çözmeli. Yoksa Süper Lig’de uzun yıllar sonra bekâ sorunu yaşayabilir Kasımpaşa.


GALATASARAY HAVA KUVVETLERİ!Süper Lig’de şu anda kaleciler dışında 190 cm’den uzun 15 futbolcu forma giyiyor. Bunların üçü, Luyindama, Donk ve Diagne dün Galatasaray 11’indelerdi. Galatasaray’ın akan oyunda ne kadar geliştiği tartışmalı. Ama bu boy ortalaması yükselişini duran toplarda avantaja çevirmeleri gerek.


GÜNÜN KARESİMaçın 40’ıncı dakikasıydı. Galatasaray geriden oyun kurarken Belhanda’nın bir pası hakem Palabıyık’a takıldı. Hakem kaçamadı, futbolda bunlar var. Ama futbolda bu duruma kızıp oyunu bırakmak yok! Top Kasımpaşa’ya geçmiş, tehlikeli bir hücum gelişiyor, Belhanda oyunu bırakmış. Akıl almaz…


GÜNÜN HATASI12’nci dakikada Trezeguet’nin frikikten attığı gol takdire değer. Ancak o golde gerek Muslera’nın, gerekse barajın hali içler acısı. Muslera sağına barajı almış, soluna geleni tutmalı. Ama barajın en solundaki Emre, öyle amatör bir boşluk veriyor ki Muslera’nın ayıbını bile gölgede bırakıyor.


GÜNÜN DÜDÜĞÜGünün düdüğü, aslında çalınmayan bir düdük. 68’de, Galatasaray’ın hızlı hücumunda Belhanda’ya yapılan faulde acele etmeyen ve avantaj oynatan Ali Palabıyık’ı tebrik etmek lazım. Bir gecikmiş tebrik de, 2 hafta önce Antalya-Beşiktaş maçında böyle güzel bir avantaj oynatan Bülent Yıldırım’a.


GÜNÜN UMUT VERENİKasımpaşa’nın devre arasında ön tarafa yaptığı 4 transferden bence en fazla umut vereni Tobias Heintz. Sarpsborg formasıyla Beşiktaş’a karşı da izlediğimiz ve uzaktan şutlarıyla dikkat çeken Norveçli, Kasımpaşa’nın büyük gol sıkıntısı çektiği şu günlerde sanki daha fazla dakikayı hak ediyor.


Hakan Ünsal: Sahra çölü fırtınasıBenfica mağlubiyetinin sebebi olan orta sahayı tamamen değiştirerek başladı Fatih Hoca. Çünkü, önce oyunu sonra maçı kaybettiren orta sahanın toparlanması gerekirdi. Galatasaray maça kötü başlarken, Trezeguet çok iyi başlayınca bir anda herseyini değişti. Takımın kendini toparlamasını sağlayan Belhanda’nın nefis golü oldu. Sonrasında yine aynı Belhanda asist de yaparak ilk yarıya imzasını attı. Peki şimdi, Kasımpaşa ve bundan önceki birkaç maçta oynayan Belhanda ise, geçen sezon ve bu sezonun başlangıcında oynayan kimdi? Belhanda, Ocak başında yaptığı, “10 numara değilim 8 numarayım” açıklamasından beri kendini yalanlayacak kadar iyi oynuyor.


HARİKA CEZAYİRLİOrta sahada Selçuk’un tecrübesi ve ‘Donk the Monk’un kendine has hali oyunu, Belhanda ve Feghouli’nin kalitesi maçı kazandırdı. Feghouli, gününde olursa markajı zor bir oyuncu. Çünkü, hem adam eksiltme hemde ceza alanına akıllı koşular yapma yeteneği var. Sahra çölünden gelen toz bulutu gibiydi Belhanda ve Feghouli. Feghouli öyle bir esti ki, kimse onu görmedi ve ne olduğunu anlamadı. İşi bittiğinde ve toz bulutu kalktığında 3 gol atıp maçı kazandırmıştı ve artık yapılacak bişey yoktu.


DIAGNE’NİN SORUNUOnyekuru ve Feghouli, becerileri olmasına rağmen tam bir kenar oyuncusu gibi oynamıyor. Çünkü, hızları, çabuklukları onları direkt golü düşünmeye itiyor. Bunlar maç kazandıran önemli özellikler ama Diagne’nin beklediği yan ortaları da azaltan etken. îMariano, takımın kuşkusuz en iyi orta yapan oyuncusu. Sakatlıktan dönüyor olması, bundan sonraki haftalarda Diagne için iyi haber. Çünkü, beklediği kaliteli ortalar gelecek. Gomis, çok şey kattı bu takıma. En önemli katkısı, diğer oyuncuları da oyuna sokan, pozisyonun içine dahil eden ve kendisi için herkesi hazırlayan bir karakteri olmasıydı. Diagne’nin sırtı kaleye dönük oynama becerisi Gomis gibi yüksek değil. Dolayısıyla diğer oyunculardan ve takımdan kopuk bir görüntü veriyor. Galatasaray için kötü bir maçın ardında kazanılan kolay bir galibiyet oldu. Moral, mesaj ve göz kamaştıran performansların olduğu bir karşılaşmaydı. Mohikan Luyindama’nın neredeyse rakibi parçalayacak kadar hırslı ve sert oyunu da unutulmayacak kadar değerliydi.


Rüştü Reçber: Disiplinli olan taraf kazandıBu nedenle Trabzonspor dünkü maçta dikkatli olmak zorundaydı. Alanyaspor’un topu kaptığında direkt Trabzonspor kalesine kadar gidecek sadece kanat değil aynı zamanda orta saha futbolcularına sahip olması, Akdeniz ekibi adına önemli bir silahtı. Ozan ve Efecan ile de bunu sık sık yaptılar zaten.Trabzonspor’da Sosa’nın yanında Yusuf ve Abdulkadir Ömür gibi isimler hücum rolünü üstlendiler. Geliştirilebilen tehlikelerde hep bu isimlerin emeği vardı. İki takımın bariz özelliği, hücumu orta sahadan kurmaya çalışmalarıydı. Bu nedenle hep bu bölgelerde birbirlerine alan bıraktılar. Orta sahaların hızlı geçilmesinin nedeni buydu. Ve bu nedenle maçın büyük kısmı tempolu geçti. Trabzonspor maçta öne geçme fırsatı yakaladı ama penaltı atışını değerlendiremediler. Alanyaspor hemen bu pozisyonun arkasından yakaladığı ilk fırsatı gole çevirmesini bildi. Etkili bir hızlı hücum ve doğru paslaşmalarla gelen bir goldü. Zaten Alanyaspor’un kurguladığı da buydu. Sonrasında gelen ikinci gol de zaten maçı bitirdi.


ARDA FARKI ÖNLEDİYediği ilk gole kadar etkili bir Trabzon vardı ama özellikle ikinci golden sonra oyun disiplinleri de kaybolunca Alanya’nun işi daha da kolaylaştı. Eğer dün fark olmadıysa sebebi genç kaleci Arda’dır. Sergen Yalçın’lı Alanya’nın en önemli özelliği, mücadele gücünün yüksekliği ve disiplinini bozmaması. Dün de bunun karşılığını aldılar.

Kaynak: Hürriyet