Rüştü Reçber: Ersun Yanal tuzağı göremediOyun stratejisi maçtan önce bellidir, önemli olan sahaya çıkıldığında başarıyla uygulayabilmektir onu. Ersun Hoca, başladığı 11‘e baktığımızda orta sahayı kalabalık tutup, rakibi o bölgede kontrol etmek üzere tasarlamış planını. Amaç alan paylaşımının iyi yapılması ve rakibe tehlikeli bölgeye geçiş izni vermemekti. Bunları uygulayamadığın an, sıkıntıların başladığı andır. Ama telafi etme yolu tehlikeli bölgeye taşınınca da yapılması gereken alan ve adam savunmasına geçilmesidir. Pozisyon bilgisinin devreye girdiği yerdir bu.


Tüm bunları doğru yaparsanız oyuna hâkim olursunuz ama bunlardan biri olmazsa tehlikelerle yüzleşirsiniz. Bütün bu düşündüklerimi sahada görmeyi beklerken daha maçın başında işlerin yanlış gittiğini gördük. Rakibe 4 dakikada 3 pozisyon verdik ve golüde yedik. Golü yememizin sebebi de rakibin hızlı ve hareketli oyununu engelleyememiş olmamızdı. Kalabalık oynarken en kolayı pozisyon almayı bilmektir, ama maalesef bunu da yapamadık ve maça 1-0 geride başladık.


KALABALIK AMA SAVUNMASIZ!Burada dikkat edilmesi gereken nokta tuzağa düşmemekti. Rakibin amacı ilk golü atmaktı. İstedikleri maçın başında gerçekleşti. O zaman planlarını devreye sokması için zemin erken oluşmuştu. Zenit’in hızlı ve etkili çıkışlarla hucum gücü yüksek bir kadrosu sahadaydı. İşte, tuzak dediğim de rakibin bize topu vermiş olmasıydı. Biz topa ve oyuna hâkim olmaya çalışırken, rakip de hızlı hucum planını uyguladı. Aslında Zenit, ‘top ve oyun bizde derken gol atabilen” bir rakip. Evet, topa sahip olmaya başladık; hatta yerden ve hızlı oyuna geçtik. Tehlike boyutumuz da artınca dengeyi kurduk ve oyuna ortak olduk. Penaltı diye beklediğimiz bir pozisyonda yakaladık, fakat hakem es geçti. Maalesef bu arada tuzağa düştük ve 2. golü de yemiş olduk. Yanal, orta saha da kalabalık oynamayı seçerken bu bölgedeki futbolcuların defansif görevlerinden uzakta olmasını anlayamadım. Neyse ki bizleri ümitlendiren harika bir gol geldi. Mehmet Topal, kariyerinin en güzel gollerinden birini, hem de sol ayağı ile attı.


25 DAKİKALIK ÜSTÜNLÜKDevre arasında yapılan yanlışların konuşulacağı ve müdahalelerin yapılacağı düşüncesiyle ikinci yarıya bir ümitle başladık. Alper-Tolgay değişikliği müdahalenin ilk adımı olarak gördük ve oyunun dengesindeki pozitif değişikliği de hissettik. Dikkat etmemiz gereken tek şey, rakibin etkili hücumlarının önüne geçmekti. Sahada 25 dakikalık bir üstünlüğümüz oluştu. Fakat bu sürede de etkili olabilecek bir pozisyon üretemedik. Dedik ya, siz oynarken bir anda gol atabiliyorlar bir tilki kurnazlığıyla. Hiç farkına varamıyorsunuz. Evet, 3. golü de bu şekilde yedik. Gerçi Moses’ın top kaybı başlangıçtı ama sonrasındaki zincirleme hatalar bize pahalıya patladı. İster tecrübesizlik deyin, ister sahadaki pozisyon veya bireysel hatalar… Sonuç itibariyle üzüntü yaşadığımız bir maç oldu…


Uğur Meleke: Bu turun kazananını Comolli tayin ettiZenit bu transfer döneminde Paredes’ten elde ettiği gelirle Rakitskiy, Azmoun ve Barrios’u aldı. Dün her 3 futbolcu da mükemmel oynadılar. Comolli’nin Fenerbahçe’ye getirdiği Slimani, Frey, Ayew, Benzia, Reyes gibilerin katkısıysa ortada. Comolli’nin yanlış tercihleri, Fenerbahçe’nin koca bir sezonunu mahvetti maalesef.Bu eşleşmenin sonucunu nüansların belirleyeceği aşikardı. Ancak neticeyi tayin eden nüans, kesinlikle taktiksel değil.


Öncelikle onun altını çizmek gerek. Semak genç ve deneyimsiz bir teknik adam. İstanbul’da takımına ne oynattıysa, bire bir aynısını oynattı St.Petersburg’da… İstanbul’da da 4-4-2 oynamışlardı, sağ çizgide Hernani, solda Mak vardı; Dzyuba’nın partneri Driussi idi. Rusya’da Dzyuba’ya Azmoun eşlik etti, Driussi sola kaydı sadece…


Yine geriden Dzyuba’ya uzun vurdular, yine ondan sekenleri toplayarak baskın hücumlar denediler. Peki Zenit İstanbul’dakiyle hemen hemen aynıysa, ilk 40 dakikada nasıl iki farklı geriye düştük dün? Cevap basit: Fenerbahçe, İstanbul’dakiyle aynı değildi! Ersun Yanal sağ bekte Isla ve Dirar’ı kullanamadığı için formayı çaresizce Şener’e verdi. O da kısa süre içinde gerek pozisyonunu sık sık kaybetmesi, gerekse oyun bilgisinin eksikliğiyle sol açık Driussi’yi yıldızlaştırdı. İlk 40’ta yenen iki golün ikisi de soldan Driussi-Azmoun bağlantısından.


Tolgay yıldızlaştı40’tan sonra rüzgar tersine döndü: Önce 43’te Mehmet’in şapkadan tavşan çıkarması, sonra da Yanal’ın yaptığı Alper-Tolgay değişikliğiyle kabustan uyandık. Mehmet, ters ayağıyla hayatının golünü attı. İlk maçta Eljif göbekte mükemmel oynamıştı, dün de 45’le 75 arası Tolgay yıldızlaştı. Devrede 4-3-3’e dönüş, Eljif’in sol açığa geçişi, Tolgay’ın oyunun kontrolünü alması, hepsi iyi kararlardı gerçekten. Ama eşleşmenin özeti 80’inci dakikadaki değişiklikte gizli. Maalesef bu turdaki 180 dakikanın 100’ünde Fenerbahçe’nin gol umudu Slimani idi. Santrforunuz Slimani’yken de bir eleme turu geçmeniz hiç kolay değil gerçekten!


Oliver kötü başladıMichael Oliver, İngiltere’nin güvenilir hakemlerinden. Sadece 33 yaşında olmasına rağmen Premier Lig’de ‘top 6’ arasında oynanan maçların büyük bölümünde görev yapıyor. Uluslararası alanda da her yıl deneyimi artıyor. Ancak dünkü maçın ilk çeyreğinde birkaç kritik pozisyonda emin olamayınca kontrolü yitirdi ve peş peşe hatalar yaptı. 3’te Azmoun’un kafasında Skrtel’in eline çarpan topta da, 13’te Eljif’in itilmesinde de aklı çalmadığı düdüklerde kaldı. 16’da Hernani’nin karşı karşıya pozisyonu da ofsayt değildi, Jailson bozuyordu. Ancak dakikalar geçtikçe toparladı, Zenit’in sistematik faullerine gösterdiği sarı kartlar doğruydu.


Türk futbolunun Dzyuba sorunuRUSYA Milli Takımı ile son 8 ayda üç kez karşılaştık. Dzyuba’ya çare bulamadık. O Dzyuba yaz döneminde bonservisine sahip olan kulüp Zenit’e döndü, bu kez de Fenerbahçe’ye rakip oldu. Bu 2 maçta da dev santrfora karşı maalesef çare üretemedik. Dzyuba, 8 aydır Türk futbolunun belası oldu adeta.


Maçın kartıDün maçın ilk yarım saatinde Zenit tam 11 faul yaptı, büyük bölümü de Fenerbahçe topu kazandığı anda kullanılan hücum faullerdi. Birçok hakem bu sistematik faul anlayışını gözden kaçırıyor, Michael Oliver kaçırmadı. Hernani’nin 30’da dördüncü faulü olduğunu fark etti ve hemen sarı kartı gösterdi.


Maçın hareketiSüper Lig’de formasını Volkan’a kaptırdı ama Avrupa Ligi’nde ne kadar kaliteli bir eldiven olduğunu gösterdi Harun. İlk maçta penaltı dönüşü yaptığı akrobatik kurtarışla kahramanlaşmıştı. Dün de 45’te Hernani’nin frikiğinde yaptığı kurtarış muazzamdı. Formayı kaybetti ama özgüvenini kaybetmemiş.


Maçın şanssızıEvet, dün Fenerbahçe’nin yediği üçüncü gol, Moses’ın kaybettiği bir topun dönüşünde gerçekleşti. Ancak bu turda oynanan toplam 180 dakika içinde en fazla top isteyen, deneyen, arayan, sarı-lacivertlilerin neredeyse tüm hücumlarında başrol oynayan adam oydu. Moses gereğinden fazla yük kaldırdı bu turda.


Maçın değişikliğiMaçın hem en yanlış, hem de en doğru kararı Alper’le ilgili. Yanal onu bir kontra atak silahı olacağını düşünerek başlattı, ama fiziksel yetersizliğini göz önüne almadı belli ki. Ancak Alper’in 46’da yerini bıraktığı Tolgay Arslan, ikinci devrede Fenerbahçe’nin en iyisiydi. Orta sahada fark yarattı.Maçın adamı: Sardar Azmoun


İlker Yağcıoğlu: Topal böyle istedi! DÜN akşam sahadaki en iyi Fenerbahçeli Mehmet Topal’ın yaptığı hata sonucu maç 3-1’e geldi ve Fenerbahçe tura veda etti. Futbol, böyle enterasan bir oyun işte. Maç 2-1 bitse, Mehmet’in attığı muhteşem gol ve kalemizde gol olabilecek iki engellediği pozisyon günlerce konuşulacaktı. Maalesef bugün tersi konuşulacak. Mehmet Topal ile birlikte kaleci Harun’un da başarılı bir maç çıkardığını düşünüyorum..


Yediğimiz ilk golde Sadık topu uzaklaştıramadı.İkinci golde Hasan Ali zıplamakta geç kaldı. Ve rakipten fazla olmamıza rağmen kalemizde golleri gördük. Aslında ilk 5 dakika hariç özellikle Tolgay’ın girmesiyle de ikinci devrede Fenerbahçe’nin oyuna hakim olduğunu yaptığı isabetli paslarla da rakibin başını döndürdüğünü söyleyebiliriz..


Orta alandaki bu üstünlük maalesef bitirici bölgeye yansımadı. Ayew, her zamanki gibi yokları oynadı. Moses belli ki fizik olarak hazır değil. Böylesine önemli iki oyuncunuz kötü olunca hücumda etkili olamadık..


Gelelim Slimani’ye.Oyunun son anlarında göğsüne aldığı bir top var.Dünyadaki her golcü oradan kaleye vurur. Ama özgüvenini öyle kaybetmiş ki pas vermeyi tercih etti. Pozisyonu harcadı. Ligin kalan haftaları için de yine ümit vermedi..


MAÇIN EN İYİSİ: SERDARZenit’in golcüsü dün çok etkiliydi.MAÇIN EN KÖTÜSÜ: AYEWF.Bahçeli oyuncu dün sahada yoktu..


Mehmet Demirkol: Fenerbahçe için zor yok! Fenerbahçe’nin savunma kanatları ilk iki golde tersten gelen ortalarda rakiplerine ezilerek müdahalesiz kaldılar. Daha sonra oyuna giren İsmail de dahil olmak üzere hücumda rakip savunmayla birebir kaldıklarında neredeyse hiçbir seferinde çalım atıp çizgiye inmeyi düşünmediler. Böyle olunca zaten net bir santrforla oynamayan, hücum orta sahalarını ceza sahasına sokmayan Kanarya topa sahip olduklarında dahi akın bitiremedi. Sonuçta 2-1’le avantaj bizdeyken dahi kontra yiyen biz olduk.


Fenerbahçe topa sahip olmalı çünkü sahip değilken her diagonal orta ters tarafta bekler üzerinde gol tehlikesi oluşturuyor. Sahip olduğunda ise maalesef rakip yukardaki sebeple tehdit hissetmeyip kontra kovalıyor. Bu durumun finali de kaptırılan bir top, yetişemeyen stoperler, yetişen Topal’ın ayaklarının yetmeyişiyle gelen eleniş golü. Bu Zenit’e elenmek gerçekten zordu. Ama bu sezon Fenerbahçe için zor yok.


Gecenin sorusuSadece lig kaldı. Konsantrasyon, odaklanma mı olur yoksa tersi mi?Maçın starıİranlı genç Serdar, Fenrbahçe’nin Dzyuba’ya odaklanmış stoper ikilisinin başına bela oldu. Fenerbahçe ceza sahasına en fazla 1 oyuncuyu sokabilirken, Zenit onu ekstra mikser olarak çok iyi kullandı. Harun’un direncini kıran da o oldu.


Maçın olayı2-1’de skor yeterken topa da sahipken bu kadar kontra yiyebilmek Fenerbahçe standardında değil, Lüksemburg amatör kümede bile kolay rastlanır bir durum değil. Ali Koç sezon sonunda köklü değişiklikler yapmak zorunda. Sadece oyuncu kadrosunda da değil.Kısa mesajFenerbahçe kadrosunun en az yarısını değiştirmek zorunda. Özellikle savunma kanatlarının tamamını.


Günün en popüler bahislerini kaçırmayın, incelemek için buraya tıklayın!

Kaynak: Hürriyet